23 Haziran 2014

BÜYÜKADA'DA BİR PAZAR...

     
büyükada
Yıllardır Büyükada der dururum. Bir ay önce niyetlenildi... Deprem, yağmur derken ertelendi durdu. Artık bize adaya gitmenin kısmet olmayacağını kabullenmeye başlamıştım doğrusu... Ama kaderde adayı görmek varmış ki pazar günü Büyükada bizi ağırladı:)))

Gezeceğim yerleri öncesinde araştırıp, programlamaya çalışırım. Ama ne yazık ki yürüme mesafeleri, görülmeye değer yerlerin öncelikleri gibi detaylara ulaşamadım. Bu yüzden yanlış güzergahı takip ettiğimizden, çoluk çocuk bitap düştüğümüz halde adayı tam gezemeden günü sonlandırmak zorunda kaldık.

Şimdi olsa ne mi yapardım? İskeleden iner inmez saat kulesinin solunda kalan fayton durağına giderdim. Ve eğer mümkünse, tüm turların kesiştiği lunapark meydanına adanın sağından değil solundan çıkardım faytonla... Birşey söylemezseniz galiba direkt sağdan çıkarıyorlar. Genel uygulama böyle gibi. Ama bu güzergahta o kadar güzel evler, sokaklar var ki yürüyerek görülmeli bence. Faytonla geçerken yakalayamıyorsunuz bu güzellikleri... Biz sağdan çıkıp soldan indik. Ve 1,5 saatlik yürümeyle inilen bu güzergahta görecekleriniz Reşat Nuri Güntekin'in yaşadığı ev ve müze... (Tabii halk plajlarına gitmeyecekseniz...) Bir de görüp görebileceğiniz en yoğun fayton ve bisiklet trafiği herhalde... Bu yüzden Lunapark meydanına çıkışı soldan yapın derim. Hatta lunapark meydanında da  inmeyin, fayton sizi Rum Yetimhanesi'ne bıraksın. Faytona binerken de programınızı belirtmeyi unutmayın...


yeşim erden büyükada

yeşim erden büyükada reşat nuri güntekin
Reşat Nuri Güntekin'in yaşadığı ev

yeşim erden büyükada

           Eveet lunapark meydanından yaklaşık 1 km uzaklıktaki İsa tepesinde bulunan, Avrupa'nın belki de dünyanın en büyük ahşap yapısı olan Rum Yetimhanesi'ndeyiz...  
         
yeşim erden büyükada rum yetimhanesi
Rum Yetimhanesi

yeşim erden büyükada rum yetimhanesi
Yüce Tepe'den Rum Yetimhanesi

            Çoluk çocuk bizi öylesine etkiledi ki bu yapı... Epey durup, geçmişte çocukların o bahçede, merdivenlerde neşeyle koşuşturduklarını hayal etmeye çalıştık. Ne yazık ki bina en kısa zamanda restorasyona girmezse büyük kayıp olacak. Sponsor aranıyormuş. Dilerim en kısa zamanda bulunur da zamanında otel olarak inşa edilip, sonrasında yetimhaneye dönüştürülen çok katlı bu ahşap yapı koruma altına alınır. Çünkü yer yer çökmeler başlamış bile...

         Keşke içine de girilebiliniyor olsaydı. Tabii şu anki durumuyla tehlikeli olduğundan, imkansız. Bahçe duvarı parmaklıklarına tırmanıp, zar zor bir kare fotoğraf alabildim ne yazık ki:((

          Yetimhane görüldükten sonra etrafı biraz turlanıp inişe geçilebilinir. Yürüyerek 15-20 dakikada lunapark meydanına varılıyor.


          Geldik Lunapark meydanına...  Tam karşınızdaki yol Yüce tepede bulunan Aya Yorgi Kilisesi'ne çıkış yolu... Fayton ve bisikletle çıkış yok. Yürüyerek 30 dakikalık bir tırmanma süreci... Parke taşlarıyla döşenmiş, geniş ve muhteşem manzara eşliğinde çıkacağınız güzel bir yol. Yer yer dinlenmek için banklar da var.

yesim-erden-buyukada-aya-yorgi

     Zirveye vardığınızda kiliseyi gezdikten sonra, kilise yanında bir şeyler atıştırıp, çayınızı içebileceğiniz bir mekan da var. Bu kadar tırmanışa soluklanmak gerekir doğrusu:) Bu arada da muhteşem manzaranın keyfini çıkarmak...

yesim-erden-buyukada-aya-yorgi


yesim-erden-buyukada-aya-yorgi

           Eveeet dinlendik, kiliseyi ziyaret ettik, bu güzel manzarayı izlerken çayımızı yudumladık ve fotoğraflarımızı çektik... Daha yapacaklarımız olduğuna göre:) fazla oyalanıp kalabalığa yakalanmadan inişe geçmek iyi olur derim:))

           Yaklaşık yarım saatlik yürüyüşle yine lunapark meydanındayız. İnişiniz öğle vaktini bulduysa (bizim gibi) meydan kalabalığının oldukça artığını göreceksiniz.

          Artık meydana indikten sonra faytonla geldiğiniz güzergahın devamından, sahile doğru inişe geçmek. Bu güzergahın yürümeyle ne kadar süreceğini bilemiyorum. Fotoğraf çekme ve ara ara da dinlenme molaları hesaba katılırsa 1-1,5 saat göze alınmalı diye düşünüyorum.

            Sahile inildiğinde yorgunluğun hat safhada olduğu düşünülürse, hem dinlenmek hem de bir şeyler yemek için limanın solunda kalan restoranlardan birine gidilebilinir. Ada'ya gelip balık yememek olmaz... Çupra fena değildi doğrusu.

            Yemek sonrası civarı gezip, Hamidiye Camii'ni ziyaret edip, alış veriş yapıp sonrasında da meşhur ada dondurmasını yiyip dönüşe geçebilirsiniz.

           Özetleyecek olursak;
           Sahilden Rum Yetimhanesine faytonla 30-35 dakika, yetimhane ziyareti 30 dakika, yetimhaneden lunapark meydanına iniş 15 dakika, Aya Yorgi kilisesine çıkış 30 dakika, iniş 25 dakika dersek bu iki yeri gezmek için ayrılacak süre 2 saat 15 dakika... Sahile inişe de yaklaşık 1 saat 15 dakika dersek toplamda 3,5 saat gezme için ayrılmalı. Bir de sahil civarındaki gezilecek yerler var (bizim gezemediğimiz)... Yeme içme, alışverişi de siz ekleyin...

         Kısacası Büyükada'ya gelmeden önceliklerinizi iyi belirleyip programınızı yapın derim. Benim gibi iki tekerleklilerle arası olmayan biriyseniz 5 saatlik yürümeye de hazırlıklı olmalısınız. Bir de ertesi günkü bacak ağrılarına:)))

         Sevgiyle kalın...


4 yorum:

  1. Ellerine ve diline sağlık Yeşim Hanımcım, çok güzel anlatmışsın....

    YanıtlayınSil
  2. Ne güzel ve içten bir yazı olmuş Yeşim hanım ada benimde hep görmek istediğim bir yerdir.Fotoğraflar ve anlatımınız sayesinde görmüş gibi oldum.Fırsat bulana kadar bununla idare ederim artık.

    YanıtlayınSil